Barıştınız. Peki Ne Değişti?
Çünkü ikinci şans bir başlangıç olabilir. Değişimin kanıtı değildir.
Seçimlerin yalnızca bu tarayıcıda saklanır.
Bir barışma konuşması düşünün.
“Seni çok özledim.”
“Ben de.”
Sarılıyorsunuz. Günlerdir beklediğiniz mesaj gelmiş, telefon yeniden çalmış. Uzun zamandır ilk kez rahat hissediyorsunuz.
Ama sizi ayıran davranışı henüz konuşmadınız.
Aynı sorun tekrarlandığında neyi farklı yapacağınızı da.
Ayrılığın acısı azaldı. Peki ilişkinin sorunu çözüldü mü?
Belki birbirinizi yeniden buldunuz.
Ama yeniden birlikte olmakla, birlikte daha iyi yaşayabilmek aynı şey mi?
Özlemek, değişmek değildir
Birinin sesini özleyebilirsiniz. Birlikte kahvaltı etmeyi, akşam konuşmayı, gün içinde ona bir şey anlatmayı özleyebilirsiniz.
Bunların hiçbiri sizi ayıran meselenin önemsiz olduğunu göstermez.
İlişkide güzel şeyler yaşamış olmak, incindiğiniz yerleri geçersiz kılmaz.
Ama yeniden kavuştuğunuzda, zor konuşmayı ertelemek isteyebilirsiniz:
“Şimdi tadımızı kaçırmayalım.”
Bu kez gerçekten güzel olsun istiyorsunuz. Daha ilk günden eski konuları açan kişi olmak istemiyorsunuz.
Fakat konuşmamak, bazen yeni bir başlangıç değil; eski soruna yeniden yer açmak olabilir.
René Dailey ve arkadaşlarının 2011’de yayımlanan, ayrılıp yeniden birleşme deneyimi olan 274 katılımcıyla yürüttüğü araştırmada, devam eden duygular yeniden birleşmenin öne çıkan gerekçelerinden biri olarak bildiriliyor. Bu, katılımcıların anlatımlarına dayanan bir flört ilişkileri araştırması; tek bir çiftin neden döndüğünü veya gelecekte ne yaşayacağını açıklamaz.
Benim buradan hareketle sormak istediğim soru şu:
Geri dönmek için hissettiğimiz şeyle, birlikte kalabilmek için değiştirmemiz gereken şeyi birbirine karıştırıyor olabilir miyiz?
“Geçmişi açmayalım” derken neyi kapatıyoruz?
Elbette her tartışmada eski hataları yeniden sıralamak çözüm değildir.
Ama ilişkiyi bitiren meseleye hiç dönmemek de başka bir şeydir.
“Bu kez farklı olacak.”
Nasıl?
Daha önce kararlar tek taraflı alınıyorsa, şimdi iki kişinin de söz hakkı olacak mı?
Verilen sözler sürekli tutulmuyorsa, artık ne değişecek?
Bir sorun konuşulurken konu hemen kapatılıyorsa, bu kez gerçekten dinlenebilecek misiniz?
Bunlar romantik sorular olmayabilir.
Ama birlikte yaşayacağınız günler yalnızca barıştığınız akşamdan oluşmayacak.
Yeniden kavuştuğunuz gün birbirinize nasıl baktığınız kadar, yeniden anlaşamadığınız gün birbirinize nasıl davranacağınız da önemli.
İkinci şansı isteyen sizseniz?
Buraya kadar aklınıza size değişeceğini söyleyen biri gelmiş olabilir.
Şimdi soruyu çevirelim.
“Bana bir şans daha ver” diyen siz olduğunuzda, tam olarak ne istiyorsunuz?
Yaptığınızı düzeltmek için bir fırsat mı?
Yoksa ilişkinin, hiçbir şey olmamış gibi eski düzenine dönmesini mi?
“Özür diledim ya.”
Bu cümlenin ardından karşınızdakinin hemen rahatlamasını bekliyor musunuz?
Hâlâ kırgın olduğunu söylediğinde onu anlamaya mı çalışıyorsunuz, barışmayı bozmakla mı suçluyorsunuz?
Yaptığınız şeyi konuşmak hâlâ sorun çıkarıyorsa, değiştiğinizi nasıl göstereceksiniz?
Güveni yeniden istemekle, o güveni taşıyacak davranışları üstlenmek aynı sorumluluk değil.
İkincisi yalnızca kaybetmekten korktuğunuz günlerde değil, işler yeniden yoluna girdiğinde de devam etmeyi gerektirir.
Yeniden başlamak mümkün. Ama neye başladığınızı bilin.
Buradan “İnsan değişmez” sonucu çıkarmıyorum.
Dailey ve arkadaşlarının 2013’teki 299 katılımcılı başka bir çalışmasında, ilişkide iyileşme ve devam eden ilgi gibi olumlu özellikler, daha yüksek ilişki kalitesiyle bağlantılı bulunuyor. Bu da ayrılıp yeniden birleşen ilişkilerin hepsini aynı hikâye gibi değerlendirmemek gerektiğini gösteriyor; ilişkinin düzeleceğine dair garanti vermiyor.
Bir şans daha vermek de suç değil.
Yeniden güvenmiş olmak, yeniden incitilmeyi hak etmek değildir. “Bile bile döndün” diyerek yanlış davranışın sorumluluğunu incinen kişiye yüklemeyelim.
Fakat yeniden başlarken yalnızca özlemimizi değil, neyin değiştiğini de konuşabilelim.
Birbirinizi seviyor olabilirsiniz.
Birbirinize iyi davranmayı öğrenmek için yine de emek vermeniz gerekebilir.
Çünkü ikinci şans bir başlangıç olabilir.
Değişimin kanıtı değildir.
Barıştınız.
Peki artık birbirinizi daha iyi duyabildiğiniz için mi daha az tartışıyorsunuz?
Yoksa yeniden kaybetmemek için aynı şeyleri konuşmamaya mı karar verdiniz?

Yorumlar yükleniyor…