7 GÜNLÜK OKUMA SERİSİ

İlişkilerde duyulmak

Kırgınlık, sınırlar ve birbirimize yer açmak üzerine.

İlerlemen bu tarayıcıda saklanır. Yazının sonundaki Okudum düğmesiyle gününü tamamlayabilirsin.

  1. 1. GÜN · 7 dk

    Kırıldığını Söyledin, Suçlu Oldun

    Bir kırgınlık konuşmasında gerçekten dinlendiğinizi size ne hissettirir?

    Yazıyı oku ↗
  2. 2. GÜN · 3 dk

    Bazı Kavgalar Bugün Çıkmaz. Sadece Bugün Patlar.

    Küçük kırgınlıkları birikmeden konuşmayı sizce ne kolaylaştırır?

    Yazıyı oku ↗
  3. 3. GÜN · 3 dk

    Madem Haklıyım, Neden Değişmesi Gereken Yine Benim?

    Bir anlaşmazlığı çözerken anlayışlı kişiye daha fazla yük bırakmamak için sizce neyi farklı yapabiliriz?

    Yazıyı oku ↗
  4. 4. GÜN · 7 dk

    Seni “Hayır” Diyene Kadar Çok Sevdiler.

    Bir yakınınız size hayır dediğinde, isteğinizin reddedilmesiyle önemsenmemeyi nasıl ayırt ediyorsunuz?

    Yazıyı oku ↗
  5. 5. GÜN · 5 dk

    İnsan En Çok, Değiştirmeye Çalıştığı Kişiye Bağlanır

    Bir insanı olduğu hâliyle görmekle olabileceği hâline inanmak arasındaki sınır sizce nerede?

    Yazıyı oku ↗
  6. 6. GÜN · 4 dk

    İnsan Bazen İyileşmek Değil, Haklı Çıkmak İster

    Haklılığınızın kabul edilmesini beklemenin sizi yorduğunu fark ettiğiniz oldu mu?

    Yazıyı oku ↗
  7. 7. GÜN · 1 dk

    Her Yanlış Anlaşılma Düzeltilmek Zorunda Değildir.

    Kendinizi açıklamakla enerjinizi korumak arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

    Yazıyı oku ↗
AHMET MERTKAN KOŞAROĞLU · YENİ KİTAP
Yaşadıkça — Doğru Bildiklerime Yeniden Bakarken kitabının ön kapağı
YAŞADIKÇADoğru Bildiklerime Yeniden Bakarken
KİTAPÇILARDA VE ONLINE SATIŞTA

Bu kitapta
biraz da
siz varsınız.

Bir kararınız. Bir kırgınlığınız.
Yıllar sonra başka türlü baktığınız bir hatıranız.

Bir hayatın içinden, kendi hayatınıza doğru.

KİTABIN ARDINDAKİ HİKÂYESize bir notum var.

İnsan bazı sözleri, söyleyen kişiye artık sarılamayacağı yaşta anlıyor.

Çocukken büyükbabamın söylediği sözleri dinlerdim. Bazılarının anlamını yıllar sonra, kendi hayatımın içinde öğrendim. Bir kararın önünde dururken, bir yanlışımdan dönerken, oğluma bakarken…

İçimden ona anlatmak geliyor. “Şimdi anladım,” demek istiyorum. Sonra, anladığımı söyleyebileceğim yerde olmadığını bir kez daha hatırlıyorum.

En çok da sıradan bir akşama dönmek isterdim. Onun işten geldiği, benim çocuk olduğum, daha önümüzde ne kadar zaman bulunduğunu düşünmediğimiz bir akşama. Biraz daha otursak. Bildiğim bir şeyi yeniden anlatsa. Sesini duysam.

O zaman tekrar gibi gelen şeyin, bir gün insanın en büyük özlemine dönüşeceğini bilmiyordum.

Annemin okumayı öğretmeye çalıştığı çocuk, şimdi bir kitap yazdı. O gün masadan kalkmak istiyordum. Bugün yazdığım her sayfada onun sabrından bir şey var. Bunu bilmesini istiyorum.

Babama kızdığım günler de oldu. Beni anlamasını bekledim. Sonra kendi kararlarımın sonuçlarıyla yaşarken, iyi niyetle de yanılabildiğimizi gördüm. İçimdeki bütün kırgınlıklar geçmedi. Ama artık ona bakarken yalnızca kırıldığım yerleri görmüyorum.

İnsan ailesini anlatırken zorlanıyor. Sevgisi de gerçek, kırgınlığı da. Aynı insana hem söyleyemediği bir sitemi hem de sarılma isteği olabiliyor.

Belki senin de bu satırları okurken aklına gelen biri vardır. Sesini özlediğin, seni bir türlü anlamadığını düşündüğün ya da sevgini zaten bildiğine inanıp söylemeyi ertelediğin biri.

Ben bazı sözlerimi artık hatıralara söylüyorum. Bazılarınıysa hâlâ duyabilecek insanlara yetiştirmek istiyorum.

Her şeyin düzelmesini beklemeden. Bütün kırgınlıklar bitmeden. Hayat biraz daha kolaylaşmadan.

Çünkü bir gün oğlum beni hatırladığında, onu ne kadar sevdiğimi anlamak için benim yaşıma gelmek zorunda kalmasın istiyorum.

Ahmet Mertkan Koşaroğlu
YAZILARDA BULUŞALIM

Yeni bir düşünce,
e-posta kutunuzda.

Yeni yazılarımı e-posta ile almak için abone olun. Dilediğiniz zaman abonelikten ayrılabilirsiniz.

Abonelik kaydınızı onay e-postasıyla tamamlayacaksınız.